Suskunlar'dan tadımlık niyetine...


(...) İhtiyar bekçi o uğursuz gıcırtıyı işte tam bu sırada işitti. O kadar kasvetli, o kadar tekinsiz bir sesti ki bu, şeytanın zifiri karanlıktan yonttuğu bir ifritin kahkasına benziyordu.

(...) Hayalet tam karşısındaydı!

Tövbeler tövbesi! Başında Mevlevi külahı ve üstünde etekleri açılmış tennuresi ile sema ediyor, bir kolunu yukarı açmış dönüp duruyordu. Ama hayaletin asıl korkunç tarafı, gövdesi döndüğü halde kafasının sabit kalması, delici bakışlarını bir an olsun zavallı bekçiden ayırmamasıydı. Sema ederken çevreye mavi bir nur yayıyor ve ince dudaklarındaki kıvrıma bakılırsa, belki de adamcağıza ürkütücü bir şekilde gülüyordu. Eli ayağı gevşeyen bekçinin tam üç gün üç gece tirtir titremesinin ve bir hafta boyunca konuşamamasının yegane nedeni de işte bu hayaletti.

***

(...) Ne ilginçtir ki kıble duvarında hep bir akrep ya koç ya aslan yahut bir başka burcu temsil eden çerçeveli bir resim olurdu. Çünkü bu çalgılı kahvehanede çalınan eserler, saz üstatlarının maharetini hakkıyla ölçmek için, o mevsimde güneşin bulunduğu burca göre tayin edilirdi. Mesela güneş oğlak burcundaysa Buselik, koçtaysa Rast, balıktaysa Uşşak makamları revaçta olurdu.

not: vakitsizlikten yeni bir şey yazamadım, sayfanın hep aynı kalmasına da gönlüm razı değil... bu aralar okuduğum ihsan oktay anar'ın suskunlar adlı yeni kitabından küçük bir alıntı yapayım dedim. puslu kıtalar atlası kadar iyi diyorlar, daha başındayım ama hoşuma gitti.

10 yorum:

candan dedi ki...

ay ben de benim için yasdın sandım neocum! :)
suskun filân.. öhhö!

sus-mam! sus-tuk-ça, daha çok su-sa-sım ge-li-yor! :p

ösledim be!

elektra dedi ki...

neolitik hanım, ihsan oktay anar'ın tüm kitaplarını okudum. bayılırım. bu son çıkana sulanıyorum. ama okumak için ablamdan aldığım o kadar kitap var ki. şımarıklık yapmamak için almıyorum. hevesle onu okumak için diğerlerini bitiriyorum.:)

bu arada, cannnnddaaaaaan diye sesleneyim hazır bulmuşken. nerelerdesin sen? ben de seni özledim. dur gizlen netten bakayım sayfana döndün mü yoksa?

Ağaçkakan dedi ki...

Ben de tüm kitaplarını okudum, yalan Suskunları okumadım daha. Türk yazarlar içinde Oğuz Atay bir, İhsan Oktay Anar ikidir benim için. Üçüncü herhalde Orhan Pamuk Listeye aldım tabii Suskunlar'ı, birikenleri eriteyim de biraz...
Agatha Christie takıntım devam etmekte. Toplayım hepsini dedim ama 50-60 tane var galiba, uzun soluklu bir proje olacak bu durumda...

ekmekcikiz dedi ki...

Arkadaşlar,
Ben hangi bir başka memlekette yaşıyorum?
Neden hiç duymamışım, sevgili yazarı?
Ayıp bana, kendimi kınadım.:(

neolitik hanım dedi ki...

candanım, suskunum, nicedir kayıp arkadasım,

ne iyi ettin de ses verdin yahu! ara ara sayfana bakıyorum ama itiraf etmem lazım gizlen.net'te bakmaya bazen de üşeniyorum (zati bu ara yaşamaya üşenen biriyim). ben de ösledim cok, iyi misin?

***

elektra,

ben de okudum büyün kitaplarını, favorim puslu kıtalar atlası. vakitsizlikten ben de dilediğim kadar hızlı okuyamıyorum bu ara, daha paul auster ve sezgin kaymaz'ın -o da cok sevdiğim yazarlardandır, bir gün onu da yazmak isterim sayfama- son kitapları var sırada.

***

ağaçkakan,

hoşgeldiniz, ne güzel isim seçilmiş böyle :) ben böyle iddialı sıralamalar yapabilenlere özenmişimdir hep. ben de çok seviyorum oğuz atay'ı, ihsan oktay anar'ı, orhan pamuk'u ama bir sıralama yapmaya kalksam, huzursuz olurum, bir türlü emin olamam hangisini daha çok sevdiğime.

agatha christie'yi lise yıllarımdan beri okumadım sanırım. tekrar bir dönüş yapmak istiyorum, "on küçük zenci"yi tekrar okumak isterim mesela.

***

ekmekci kız,

oluyor bazen böyle, insanın gözünden kaçabiliyor bazı yazarlar, filmler vs. fena mı oldu, şimdi ne güzel alır okursun puslu kıtalar atlası'ndan başlayarak. kıskandım seni valla :)

candan dedi ki...

iyiyim bidenecik neocum..

çok haklısın, bana kendi sayfama girmek zor geliyorken, başkaları ne yapsın. el mahkûm bir süre daha böyle gidecek gibi görünüyor.
sen n'aaptın, yerleşebildin mi evceğizine iyice? iyi misin, hoş musun, sağlığın sıhhatin yerinde mi? okuyordum ben seni. kaytarmaya yüz tuttun ya, artık bırakmam peşini. :)

metin dedi ki...

İhsan Oktay Anar, fevkalade isabetli bir tercih, bana kalırsa da... Okumak lazım son kitabını da, evet.

neolitik hanım dedi ki...

candancım,

ben iyiyim, taşındım, artık bir ev arkadasım var. yalnız yasamaktan sıkılmıstım, cok memnunum simdi.

sağlığım çok şükür yerinde, keyfim zaman zaman kaçıyor, son zamanlarda ofiste tatsız durumlar yaşıyoruz, bazen konuyu büyüttüğümü düşünüyorum, bazen de az bile diyorum, karmaşık duygular içindeyim. bugün dogumgünüm diye ağirdan aliyorum işleri mesela :)

evet son bir haftadır kaytarma eğilimindeyim sayfaya yazma konusunda, toparlarim ama..

***

metin bey,

ne güzel sizi buralarda görmek, ara sıra bakıyordum sayfanıza, simdi daha sık yoklarım artık.

metin dedi ki...

Demek güz doğumlusunuz... Ne güzel! İyi yaşayın, sevinçlerle dolu yaşayın, sevdiğinizle yaşayın, yaşadığınıza değsin.

(Burada kutlamak istedim, mazur görün.)

neolitik hanım dedi ki...

metin bey,

güzel doğumgünü dilekleriniz için çok teşekkür ederim.

(suskunlar'ın altında kutlamanız da size ayrıca yakıştı, mazur görmek ne demek :)