portakal dilimlemek


Geleceği düşünürken hüzünlendim; sonra düşünmeyi bıraktım ve biraz marmelat yaptım. Portakalları dilimlemenin ve yerleri silmenin insanı keyiflendirmesi çok şaşırtıcı.
D.H. Lawrence

*NTV yayınlarından çıkan Cahillikler Kitabı'nda gördüm bu cümleyi ve D. H. Lawrence'i daha bir sevdim (ölen adam, lady chatterley'in sevgilisi çok severek okuduğum kitaplardır). bir de peri aklıma geldi, blogunda tatlı tatlı evde yaptığı işleri anlattığı günleri özledim birden. öyle işte.

4 yorum:

ekmekcikız dedi ki...

Bu yazıya ilk gözattığımda, cümleyi Peri yazmış sandım, sabah mahmurluğuyla. İkinci kez düzgünce okuyunca anladım. Özleminde sana katılıyorum.:)
Bir de D.H. Lawrence'in bu sözü söylemesine şaştım; ben, onu erkek dünyası içinde yaşar sanırdım. Hadi portakal neyse de, yer silmek filan...

endiseliperi dedi ki...

sevgili neolitik hanım'cığım, ben de seni özledim.

ev işlerini aynı saadetle yapmaya devam ediyorum:p rusça ile birlikte hemen hiç vaktim kalmadı site için. insan bir süre yazmayınca da, hiç uğraşmak istemiyor. hem sıkıldım da biraz bu işlerden. belki bir süre sonra, yani bunun anlamlı bir şey olduğu, vaktin bu işlerle hoş geçtiği gibi bir neşeye bulaşırsam tekrar yazmaya başlarım.

seni okumak her zaman çok zevk veriyor, inan bana. geçmiş günlerden birinde bora ile konuşuyorduk site ahalisi hakkında. onun pek vakti olmaz bu işlere gerçi ama, gözlemleyebildiği kadarıyla en iyi blog yazarı karakteri senmişsin. belki bir gün bir mektupla yazarım neden böyle düşündüğünü.

çok öpüyorum. kendine iyi bak.

sevgiler.

neolitik hanım dedi ki...

ekmekçi kız,

doğrusu ben de şaşırdım, ingilizcesini arattım internette, birkac yerde çıktı. demek ki böyle bi yönü de varmış lawrence'ın.

...

sevgili peri,

rusça öğrenme hikayeni hayranlık ve heyecanla izliyorum, bende ispanyolca'ya yeniden başlama hevesi uyandırıyor ama henüz harekete geçemedim. tam mevsimi aslında, öğrenmeye başlamak için sonbahardan iyi zaman mı olur?

blog konusunda benim de tempom düştü bu ara. vakitsizlikten biraz, biraz da kendi kendime daha sık yazmalıyım diye stres yaşamamaya söz verdiğimden. içinden geldikçe yazmalı insan.

bora'nın öyle düşünmesine çok sevindim :) zor begenen birine benziyor kendisi.

senden mektup almak isterim çok, fırsat bulursan yaz olur mu?

ben de seni öpüyorum çok.

sevgiler

etki alanı dedi ki...

Ne çok şey öğreniyorum,gezdiğim her blogtan...Engin bir deniz...
Uğrayabileceklerimi not alıyorum...Linklerime ekliyorum ki sık sık uğrayayım...
Sevgilerimi bırakıyorum..
TüTü