radyo sabahları


sabahları uyanır uyanmaz radyoyu açıyorum, açık radyo'da ömer madra'nın "gezegenimizin felaket günlüğü"nü dinlemezsem içim rahat etmiyor :) badem sabahları illa ki bi sevilmek istiyor, -hoş ne zaman istemiyor ki- hazırlanmaya başlamadan onu da okşuyorum, günaydın faslı böyle bitiyor. açık radyo'nun bazı program tanıtımlarına tahammül edemiyorum,  bi adamın sesini deforme ederek yaptıkları bi tane var, aşırı sinir bozucu, bi de çocukların yaptığı tanıtımlar hasta ediyor beni, neyse onlar çıktığında hemen trt 1'e geçiyorum, bazen arkası yarına denk geliyorum, bazen köylülere yönelik yaptıkları programlara, hoop bir zaman makinesi etkisiyle çocukluğumun sabahlarına fırlatıyor beni. 

ilkokuldayken sabahçı olurdum çoğu zaman, ablamla erkenden uyanırdık, kış sabahları ortalık henüz karanlık, babam daha da erken kalkmış sobayı yakmış olurdu, üzerinde de çaydanlık... klasik kahvaltı sofrasında iştahsız, lokmalar ağzımda büyürken radyo dinlerdik. sabahları o erken saatte genelde çiftçi, köylü programları yayınlanırdı. "bir masal bir hikaye"yi de hatırlar gibiyim. didaktik didaktik konuşan muhtar kahvedeki köylülere, gübreleme, tarım ilaçları vs gibi şeylerden bahsederdi. imecenin önemi, dayanışma, yardımlaşma,  hayali köyde yavrulayan ineklerin, koyunların haberleri... sıkılmadan dinlediğimi hatırlıyorum, sabahları konuşacak bi şey olmazdı, o sessizliği yumuşatan bir şeydi radyo, iyi gelirdi. 

şimdi böyle anlatınca nuri bilge ceylan filmleri tadında bi şey canlandı gözümde, yo mutsuz değildik ama işte konuşacak pek bi şey yoktu, radyosuz nasıl olurdu hayal edemiyorum. şimdi de sıkılmadan köylü-çiftçi programlarını dinleyişim ondan :)


2 yorum:

  1. neo'cuğum,
    bu yazını 2 ile çarpalım ve yazdığın bu anıyla matematiksel bir pratikle ben de kendimi anlatmış olayım. sobalı, kahvaltılı, suskun sabahların çiftçi programlarını sunan adamının sesi hala kulaklarımda. ben salonda yatardım, ortaya serilmiş döşekte. sabah namazına kalkan annemle uyanır, o namazını kılar, sobayı yakar, üstünde çayını demlerken yatakta dersime çalışırdım. namazdan sonra da radyo açılırdı. ısınmış da olurdu salon, öylece kalkardım yataktan.

    açık radyo tanıtım müzikleri, sözleri artık değişmeyecek mi acaba? yıllardır aynı şey. sen acaba popüler, kötü müzikle dalga geçen "ah, sevgilim, nereye gittin!aaaahhhh..." şeklinde bir şey var, onu mu diyorsun?:) sinir olmakla beraber her seferinde gülüyorum ben ona. bu aralar açık radyo pek cızırtılı bizim evde. ben biraz daha ileri alıp frekansı 100'e getiriyorum. ses olsun.

    tina'nın bu aralar bana düşkünlüğü yıldırıcı. hiç ayağa kalkmayayım, yemek, temizlik yapmayayım kucağımda onu seveyim istiyor. şu anda da kucağımda mırlıyor. arçil'in yatağının üstünd euyuyor geceleri, arçil gidince ben biraz daha uyukluyorum, tina da gelip burnuyla yorganı açıp, hiç teklifsiz yanımda yatıyor. istediği hal, çengel şeklinde yatmam ki, karnımdaki o sıcak oyuğa yerleşsin. bu nedenle sırtıyla filan dürterek bana şekil aldırıyor:) çekilecek dert değil bu tina:) şimdi parmağımı hafifçe ısırdı ki, yeter yazma, diyor. çattık.

    öpüyorum çok. sevgiler.

    YanıtlaSil
  2. periciğim,

    bizde annem uyurdu mışıl mışıl, kahvaltıyı ablamla hazırlıyorduk, e babam da sobayı yakıyor işte, niye kalksın sabahın köründe diye düşünüyordu herhalde...


    tam da dediğin gibi o kötü müzikle dalga geçen tanıtım, tahammül edemiyorum :) açık radyo bizde de hem cızırtılı hem de sesi çok az çıkıyor diğer radyolara göre. trt3 açıyorum bazen, klasik müzik iyi gidiyor sabahları.

    al tina'yı vur badem'e :) gece yatmaya hazırlanıyorum, yatağın örtüsünü topladım, biraz okuyayım diye yastıkları üstüste koydum, baktım hemen geldi salondan, hop yatağa zıpladı, kafasını benim yastığın bi köşesine koydu büyük bir rahatlıkla! "allah rahatlık versin badem, istersen yatağı komple sana bırakayım, ben salonda kanapede yatayım" dedim, hemen cevap verdi. hiç kaçırmaz, dil pabuç, bi şey dersin, bin laf söyler :) aldım, yatağın ucuna yatırdım, her zamanki yeri orası aslında ama dün gece bi şansını denedi zaar!

    ben de öpüyorum çok. sevgiler. badem'den ve benden tina'ya selamlar.

    YanıtlaSil