iyi bir yıl olsun..


bildik yılbası laflarını sıralamayayım şimdi, 2008 şu berbat 2007'den daha iyi bir yıl olur inşallah (gerci haksızlık etmiyeyim, yıl sonuna doğru güzel şeyler de olmadi degil hayatimda ama, genel olarak hem memleket hem de bizim için kötü geçti yahu!).

bu arada nedense büyük ikramiyenin bana cıkacagına dair kuvvetli bir inanca kapıldım :) bi süre yazmazsam muhtemelen dünya turunda paracıklarımı harcamakla meşgul olduğumdandır ehehe

8 yorum:

endiseliperi dedi ki...

mutlu yıllar!!!

EKMEKCİKIZ dedi ki...

Neşen daim olsun, Neocuğum!
:))

müzi dedi ki...

dilerim 2007'yi aratmaz 2008. mutluluk, nese, saglik dolu bir yil olsun senin icin. sevgiler

elektra dedi ki...

sevgili neolitik hanım, mutlu, huzurlu ve bol gezmeli yıllar diliyorum sana. sevgiler...

candan dedi ki...

Neotheduygusalavrat,

büyük ikrâmiye dediğin ne ola ki..?
her ne ise sana çıksın dilerim! :)
öperim ve dahi severim..

Sanem dedi ki...

İyi seneler!

CresceNet dedi ki...

Gostei muito desse post e seu blog é muito interessante, vou passar por aqui sempre =) Depois dá uma passada lá no meu site, que é sobre o CresceNet, espero que goste. O endereço dele é http://www.provedorcrescenet.com . Um abraço.

neolitik hanım dedi ki...

kızlar, yeni yıl dilekleriniz için çok teşekkür ederim. uzun yıllardır en çok eğlendiğim yılbaşı gecesini yaşadım/yaşadık dün. bugün de akşamdan kalanları yemekle, tv'de türk filmleri izlemekle geçti. bu tembellikle nasıl işe gidilecek yarın hiç bilmiyorum.

candancım "büyük ikramiye" dedigim milli piyango'nun büyük yılbaşı ikramiyesi idi, hani şu 25 trilyon olan. ne yazık ki bana çıkmadı, şaşırdım! :)

bu arada, yılbaşı hikayelerinde yazmayı vaadettigim porsuk'a yüzük atma şeysini de yazamadım, hiç olmazsa özetleyeyim, bu bir önceki yazıda bahsettiğim nükü arkadaşımla bir yılbaşı partisine gitmiştik, o zaman üniversitede hazırlık sınıfındaydım, hocalarımızın çoğu amerikalı ve ingilizdi, onlar organize ettiğinden tam bir noel partisi havasındaydı, herkesin hediyeler verdiği, noel baba kılığında birilerinin "ho ho ho!" diye ortalarda dolaştığı türden gayet neşeli bi ortam vardı, lakin nükü'nün erkek arkadaşı yüzünden bizim moralimiz çok bozuktu, tam hatırlamıyorum neden oldugunu ama nükü çok kızgındı (uzakta bir yerlerde okuyordu, o yılbaşı gelmedi diye mi kızmıştı acaba, tamamen çıkmış aklımdan), bir ara partiden çıktık, hemen porsuk'un kenarındaydık, nükü söylendi söylendi, kızdı bağırdı ve sonunda parmağındaki yüzüğü çıkarıp porsuk'un buzlu sularına fırlattı! ben şaşırdım kaldım, o ne yaptıgını fark edince benden de çok şaşırdı! o kaba saba oglanın nasıl olup da öyle zarif bi sey seçtigine şaşırdığımız o güzelim yüzük bir öfke anında elimizden çıktı gitti. nükü ile o çocuk bir süre sonra ayrıldılar, ama biz o akşamı ve yüzüğü sık sık hatırlayıp dövündük, ahh ne güzel yüzüktü diye! (pek özet olmadı yazmış kadar oldum bu arada :)

sevgiler, tekrar iyi seneler...