şu bu..



hüzün, içeride bir gölün kımıltısızlığıyla durup duruyor, büyüklüğü ve derinligi de pek azalmiyor sanki, fekat dışarıda acayip bir şenlik havası.. milli maçı izleyip kalabalıkla coşmalar, haftasonu müzik festivalinde çimenlerin üzerinde chantel, gogol bordello artık deli bozuk ne kadar grup varsa dinleyip, dans etmeler.. criminal minds bitince grey's anatomy'nin ilk sezonuna takılmalar [sırada dr house var].. üzerine bir iştah açılması, gelsin tavuk kanatlar, gitsin dürümler.


şimdi bunları okuyunca "bu mudur, iki hafta mi yani ayrılık acısının ömrü, yazıklar olsun" diye düşünmek mümkün, lakin diyil öyle.. içeri bakmayayım diye bu coşmalar, danslar, müzikler.. kimindi bilemedim, bir laf vardı hani, kuyuya çok bakarsan bir süre sonra kuyu da sana bakar diye. içeri bakmamak için başka herşeye bakan biri olarak yaşıyorum bir süredir. ha bi de yasmin levy dinliyorum. (halid'in sayfasında bir şarkısı vardı sanki bi zamanlar?) biri benim yerime agliyor işte diyorum dinlerken, yanık yanık anlatıyor, daha ne olsun. 14 temmuz'da geliyormus istanbul'a, gitmek lazım.

*konuyla ilgisi olmayan resim allposters.com'dan. granada sokakları.

5 yorum:

metin dedi ki...

O sokakta yürümek de iyi gelirdi valla...

Çok yi ediyorsunuz Neolitik Hanım. Bakmayın tabii ki kuyuya, ne gerek var gökyüzüne bakmak dururken.

funda dedi ki...

her gün güneş doğar yeter ki açık olsun perdeler :)

ekmekcikız dedi ki...

Yasmin Levi'ye gel, gel, gel!
Ben gidiyorum. :))

teyzenteyfik dedi ki...

Git, git, git! :)
keske ben de gelsem..

neolitik hanım dedi ki...

metin bey,

bakmamaya calısıyorum, her zaman olmuyor tabii. son birkac gundur oldugu gibi. neyse..

...

funda,

perdeler yarı aralık bu ara.

...

ekmekci kız,

ev arkadasımla gelmeye niyetleniyoruz, bakalım. bilet almadık henuz.

...

tt,

son anda bir üşengeçlik gelmezse uzerime, giderim diyorum.