bolçi de nedir kuzum?


yakın bir vakte kadar "neo çelebi" yine yollara düşüyor, henüz kesinleşmedi ama şirin ilimiz bolu'ya bir seyahat görünüyor. hep merak ettiğim "bolu çikolatası" nasıl bi şeymiş, bizzat yerinde müşahade edip yazacağım inşallah. tabii bolu'nun bir de aşçıları ünlüdür, yemekleri vs. :)

seyahat dışında bu ara pek bi şey yok, şöyle bir aman bunu yazayım dediğim bir kitap, bir film çıkmıyor. dizilere devam, mevcut dizilere bir de aslı hayvanı'nın sayfasında görüp merak ettiğim glee'yi de ekledim, müzikal sevmem aslında ama bu hoşuma gitti, tipler çok komik. gıcık amigo hocası ortaokuldaki beden hocasına (beden değil beden eğitimiydi diy mi :P) benziyor, hem tip hem de psikopatlık manasında!

ha bir de kuş gözlemciliğine sardım bu ara, bir toplantıda doğa derneği'nden biriyle tanıştım, epeydir merak ediyordum zaten, bir sürü şey sordum, yakasındaki kırlangıç rozetini de hacıladım eheh. "ayy çok güzelmiş" deyince, hediye etmek zorunda kaldı :) hemen web sitelerinden kuş gözlemcisinin el kitabını indirdim, dürbün de var zati evde. geriye bir tek popoyu kaldırıp bi zahmet kuşların olduğu mıntıkalara gitmek kaldı, onu da yapıcam bi ara :) gerçi istanbullu olduğumu duyunca doğa derneği'ndeki bey, "şehirde bile yapabilirsiniz kuş gözlemciliği, vapurların peşine takılan martıların türleri farklıdır. simidi havada kapan ayrı, denize düştükten sonra suya pike yapıp alan ayrı bir cinstir" dedi, ben iyice heveslendim. şimdi kuş türlerini anlatan detaylı bir kitap var, onun peşindeyim. elektra, ne diyosun bu kuş işine? sen seversin eheh :)

fotoğraf "heryöreden" web sitesinden...

5 yorum:

Ekmekcikız dedi ki...

Neocum bu soruyu tam zamanında sordun Elektra'ya!
O şimdi sınavı geçti, diplomayı aldı ya, ooo, gidip kuşlara yem bile atar!
:)))
Fekat, çok eğlenceli bişiymiş bu kuş işi, bir gözlem gezisine yancı olabülürüm mahzuru yok ise?...
:)

nalan dedi ki...

kuşların köküne kibrit suyu ekmeden gözlemek lazım.
manyas gölü kuş cenneti adıyla da bilinir ya, oradakilerin bile canına okundu :(

şule dedi ki...

vakti zamanında boluya gidip, 3 gunde 2 kilo alıp dönmüşlüğüm vardır. dikkat et neocum :)

Oya Kayacan dedi ki...

Adam doğru diyor. Başka şehirleri bilmem ama İstanbul Boğazı'nda yaşayan martı nüfusu üç çeşit. Havada simit kapan karabaş martı, benim yan dama attığım yiyecekleri de, kargalara kaptırmamak için havada yakalar. İrili ufaklı gümüş martılar var ki onlar daha hanım evladıdır. Deniz kuşlarına bayılırım. Bilinçli gözlem değil ama uzun uzun seyredebilirim mesela yemek zamanı bir karabatak ailesini.

neolitik hanım dedi ki...

ekmekci kız,

bu ara benim de işler acayip bir tempoya girdi. gördüm elektra'nın sınavı geçtiğini de bi türlü kutlayamadım, affettircez kendimizi bi şekilde artık.

kuş gözlemciliği meselesinin daha çok başındayım, işler bi hafiflesin, bi keşfedeyim, yakın çevrede nerelere gidilir vs birlikte gideriz helbet :)

...

nalan,

manyas çok bilinen ve epey zengin bir kuş yaşam alanıydı, son haberleri bilmiyorum orayla ilgili. umutsuz bir noktada değildir diye umuyorum.

...

şuleciğim,

seyahata henüz gitmedim, sanırım haftaya. spora tekrar başladım, o rahatlıkla kendimi yemeye içmeye vericek gibiyim, bakıcaz artık :) hem nedir canıım, üç günde iki alır, beş günde dört veririz eheh

...

oya hanım,

tam da dediğiniz gibi anlattı martıları.. artık daha dikkatli bakıyorum şimdi vapura bindiğimde, ha şıp diye ayırt ediyor muyum hayır :) irili ufaklı hepsi aynı gibi geliyor.