geçen yaz on günlük bir japonya seyahatine çıkmış arkadaşlar anlattı. japonya'da tapınaklardan birinde ziyaretçilerin suyundan içerek dilek diledikleri dört çeşme varmış. her bir çeşme farklı bir dilek içinmiş, eğitim hayatı için, sağlık için, para için, aşk için. ziyaretçiler hangisiyle ilgili dilek dileyeceklerse ona uygun renkteki minik bir tastan su içiyormuş. rehber dört çeşmenin hikayesini anlatırken gruptaki amerikalılar, "ama biz hepsini istiyoruz, hepsinden içsek olmaz mı?" diye sormuş. grubun rehberi çok şaşırmış bu soruya, "ama" demiş "öyle olmaz ki, hepsini istemek kibirdir."bu hikayeyi anlattığım bir başka arkadaşımla konuşuyorduk dün, hangi zaman diliminde hepsine birden sahip olunuyor ki, yok öyle bi şey, aynı zamanda birine, ikisine, bilemedin üçüne sahip olursun, hepsine olsan bu sefer de ya onları kaybedersem diye kafayı yeme olasılığın var, al işte gitti biri bile elinden.
olayı anlatan arkadaşlara "peki siz ne dilediniz" diye sordum, 14 yaşındaki kızları eğitim dilemiş tabiy ki, anne sağlık.. kızları, babasının -inkar etse de- gizlice dört çeşmeden de içtiğini düşünüyor :)
*fotoğraf yves rubin'in...

2 yorum:
Benzer bir konuşmaya Hatay'da Samandağ'a gittiğimizde tanık oldum:
"Hıdır İlyas'tan herşeyi birden dilemeyin, var olana şükredin, neyi en çok istiyorsanız onu isteyin" diye anlatıyordu, birisi.
Doğu felsefesinin "kanaat etmek" etkisinde oluşu nerde, Amerikalıların şişko açgözlülüğü nerde?
:)
ekmekçi kız,
bi yandan açgözlü bu amerikalılar, bi yandan da buda'ya, mevlana'ya falan sardırıyorlar, tuhaf..
Yorum Gönder